DİYABET VE KALP HASTALIKLARI…. « Bölge Haber

25 Eylül 2020 - 05:02

 DİYABET VE KALP HASTALIKLARI….

reklam
 DİYABET VE KALP HASTALIKLARI….
Son Güncelleme :

25 Aralık 2019 - 6:41

reklam

Kalp ve damar hastalıkları dünyada başlıca ölüm nedenleri arasındadır. Kalp ve damar hastalıkları dediğinde aklımıza koroner kalp hastalığı yani kalbi besleyen damarların tıkanıklığı, kalp yetmezliği, kalp krizi, inme, hipertansiyon, kol ve bacak damarlarının tıkanıklığı aorta gibi büyük damar hastalıkları yine ilişki olarak böbrek yetmezliği gelmelidir. Diyabet yan, şeker hastalığının 2030 yılında dünya üzerinde 550 milyon kişiyi etkileyeceği ve bunların yarısının hastalıklarının farkında olmayacakları tahmin edilmektedir.

Şekeri olan hastaların %65’inde kalp ve damar hastalıkları ortaya çıkmaktadır. Şeker hastalarında kalp hastalığı, inme ve ölüm oranları olmayanlara göre iki kat fazladır. Diyabet koroner kalp hastalığı için risk eşdeğeri olarak kabul edilmektedir. Altta yatan kalp hastalığı olmasa diyabeti olması hastayı direkt olarak yüksek ya da çok yüksek risk grubuna sokmaktadır. Risk ,10 yıl içerisinde kalp damar hastalıklarına bağlı olarak ölüm riski olarak tanımlanmaktadır.

Özellikle diyabet tanısı olan hastaların en az yılda bir kardiyovasküler muayeneden geçmeleri gerekmektedir. Diyabet, damarsal yapısı bizim için hayati önem taşıyan beyin, kalp ve böbrek gibi organları besleyen atardamarların daralmasına (ateroskleroz, damar sertliği) sebep olmaktadır. Bu da başta kalp krizi, kalp yetmezliği inme ve böbrek yetmezliği gibi durumların ortaya çıkmasın sebep olmaktadır.

Kalp damar tıkanıklığı olan hastalarda göğüs ağrısı en önemli şikayetlerden birisidir. Burada altını çizmemiz gereken nokta şeker hastalarında bu şikayetin silik olacağı ya da etkilenen sinirler nedeni ile hiç hissedilemeyecektir. Dolayısı ile rutin klinik kontrolleri göz ardı etmemek gerekmektedir. Ayrıca nefes darlığı, çarpıntı, halsizlik, egzersiz kapasitesinde düşme, bacaklarda özellikle egzersiz ile ortaya çıkan ağrı gibi şikayetle varsa hemen kardiyoloji muayenesi olmaları gerekmektedir. Bu hastalarda sigara, yüksek tansiyon, şişmanlık, kolestrol yüksekliği gibi durumlar kalp damar hastalık riskini daha da artmaktadır, bunlara ayrıca önem gösterilir.

EKG, ekokardiyografi-kalp ultrasonu, egzersiz testi, tansiyon holter inceleme, BT koroner anjiyogafi ve konvansiyonel anjiyografi diyabetik hastalarda kullanılan başlıca değerlendirme yöntemleridir. Bu hastalarda kalp krizi, kalp yetmezliği e aort diseksiyonu gibi ölümcül durumlar ortaya çıkmadan erken tanı ve tedavi yaklaşımları çok önemlidir.

Kan testleri ile kolestrol , kan şeker ve gizli şeker (HbA1c)düzeylerinin ölçümü , tansiyon düzeylerinin tespiti yapılmaktadır. EKG, ekokardiyografi, egzersiz testi ya da BT anjiyografi ile damar daralması/tıkanıklığı şüphesi varsa koroner anjiyografi ile tanı konulmalıdır. Bu asamadan sonra koroner stent uygulaması ya da bypass cerrahisi gibi tedaviler gerekebilmektedir.

Obezitenin önlenmesi, haftada 5 gün 1 saat kadar hafif egzersiz, yüksek tansiyon varsa tuz kısıtlaması ya da ilaçla tedavisi, agresif kan şekeri kontrolü (diyet, ilaç ya da insülin ile), doymuş yağlarda n ve karbonhidrattan zengin diyet yerine protein, ılımlı karbonhidrat (sebze, meyve) doymamış yağlardan oluşan bir diyet tercih edilmesi, kolestrol yüksekliği tespit edilirse diyet ya da ilaçla optimal düzeye çekilmesi önemlidir.

Kalp damar tıkanıklığı (koroner arter hastalığı), bacakları besleyen damar tıkanıklığı (periferik arter hastalığı), kalp yetersizliği gibi durumlar ortaya çıkmışsa uygun ilaçlarla ve girişimsel yöntemler ile tedavi edilmesi gerekmektedir.

Sonuç olarak diyabet damar hastalığı eşdeğeri olarak kabul edilir ve sinsi olarak ilerler. Ölümcül damar tıkanıklığı, kalp krizi, kalp yetersizliği vs. durumlar ortaya çıkmadan tespiti ve tedavisi ölüm riskini azaltmada hayati rol oynamaktadır. Bu nedenle diyabet (şeker) hastalarının en az yılda bir kez kardiyolojik muayeneden geçmeleri hayat kurtarıcı olacaktır.

reklam

YORUM YAP

YASAL UYARI! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen kişiye aittir.
reklam
reklam